Dialog bir sergi : “Müzakere “

Image

Seçil Büyükkan ve Deniz Aktaş’ın ikili sergileri ”Müzakere’’ 19 Mart – 14 Nisan  2014 tarihleri arasında Çağla Cabaoğlu Gallery’de sergileniyor.

Sergi her iki sanatçının son dönem çalışmalarını içeriyor. Her iki sanatçı ortak atölyeyi paylaşmaya uzanan uzun bir dostluğa sahipler ve kent, mekan ve insan gibi ortak konular çerçevesinde aynı düzlemde buluşmaktalar. Aynı kavramları farklı yorumlayarak bir“diyalog” zemininde hareket eden sanatçılardan Deniz Aktaş, bir kentin “dış” görünüşünün altında yatan dinamikleri işaret ederken,Seçil Büyükkan ise o kent ve mekân dinamiğinin insana yansıyan “içsellik” problematiği ile uğraşmakta.Aynı kentte yaşayan ve böylece bir tür “metropol” paylaşımına sahip olan Aktaş ve Büyükkan’ın son serileri Çağla Cabaoğlu Gallery’de sanatseverlerin beğenisine sunuluyor

Ünlü Moda Tasarımcısı Günsel Ülkü yeni koleksiyonunu tanıttı

günsel ülkü (2)

Ünlü işkadını ve Moda Tasarımcısı Günsel Ülkü, Fashion TV Türkiye temsilcisi Enis Onat  işbirlği ile Billionaire Club’da düzenlenen Fashion Week Partisinde yeni koleksiyonunu özel bir defile ile tanıttı.

Cemiyet ve sanat dünyasının önde gelen işimleri katıldığı, Billionaire ‘de yapılan defileyi izleyen konuklar yeni koleksiyonu çok beğenerek ünlü modacıyı tebrik ettiler ve defile sonrasındaki partide dansederek eğlenceli bir gece geçirdiler.

Başarılı İşkadını Günsel Ülkü, İlaç sektöründe uzun yıllar Genel Müdür olarak kariyer yaptıktan sonra kendi şirketini kurarak hobisi modaya yönelmişti.Boğaziçi üniversitesi İşletme bölümü mezunu olan Günsel Ülkü, sektördeki bir çok isimden farklı olarak moda tasarımı için ikinci bir eğitim alıp  Paris’te katıldığı Moda haftalarıyla yurtdışında da adından söz ettirerek ,başta İtalya olmak üzere yurtdışında bir çok ülkede ürünlerinin satışına başlamış ve büyük başarı kazanmıştı.

Fashion TV modellerinin podyuma çıktığı defilede payetli gece elbiseleri göz kamaştırdı.

Fashion TV modellerinin podyuma çıktığı defilede payetli gece elbiseleri göz kamaştırdı.

Günsel Ülkü koleksiyonları Türkiye’de Nişantaşı’nda
Tasarımcı’nın kendi showroom’unda     ve www.gunselulku.com internet alışveriş sitesinde de satışa sunuluyor. Ayrıca İtalya başta olmak üzere Avrupa Ülkeleri ve Ortadoğu’da birçok noktada satılıyor

 

GENÇLİK İKSİRİ MEYVE VE SEBZELER….GENÇ KALMAK İÇİN NASIL BESLENMELİYİZ ?

Image

“Nasıl bu kadar genç ve enerjik kalabiliyorsun?” bu soru ile o kadar sıklıkla karşılaşıyorum ki.. Ve verdiğim cevap hep aynı : ” sağlıklı beslenme ve spor “. Hemen ardından bu soru geliyor : “Sağlıklı beslenelim ama nasıl?” Ben diyetisyenim sevgili Selahattin Dönmez’ in tavsiyelerini uyguluyorum ve   sizlerle paylaşmak  için Türkiye’nin en önde gelen diyet ve beslenme uzmanlarından Selahattin Dönmez’e bu soruları yönelttim,işte size kendisinin yorum ve önerileri :

         “15-20  yıl önce olduğu gibi yaşlanmanın programlanmış doğal bir süreç olduğu artık kabul edilmemekte, iyi düzenlenmiş bir beslenme planı ve yaşam tarzı ile vücutta varolan doğal onarım ve koruyucu mekanizmaları güçlendirerek bu sürecin yavaşlatılabileceğine inanılmaktadır. 

         Hücrelerimizin içinde bulunan hücre çekirdeklerinde bulunan DNA’nın yapısını da oluşturan kromozomların (ipliksi yapıya sahip zincirler) uç kısımlarını koruyan daha net bir deyimle yaşlanmanın sır bilgilerini taşıyan parçaları bulunduran bu bölgelere TELOMER denilmektedir. Yaşlanma ile beraber telomer uzunluklarında azalma olmaktadır. Telomerdeki bu kısalmanın antioksidan bileşenlerle önlenebildiği ispatlandığından bu yana yaşlanma sürecini oldukça yavaşlatmanın da mümkün olabildiği bulunmuştur. İyi planlanmış geniş ölçekli araştırmalar; ortalama yaşam süresi üzerine beslenmenin önemli etkilerinin olduğunu ortaya koymuştur.

          24 saat içinde hücre DNA’sı ortalama 10.000 kez serbest radikal saldırısına uğramaktadır. Hücre, meydana gelen zedelemeyi gidermekte çalışmakta ancak bazen onarım kapasitesinin üzerinde hasarlar oluştuğunda ise DNA diziliminde istenmeyen değişimler oluşmakta, mitokondri denilen hücrenin enerji ocakları çalışmayarak vücut işlevleri için gerekli enerjiyi de üretilmemektedir. Bu nedenledir ki; yaşla birlikte kas güçsüzlüğü artmakta ve nöronların işlem hızı düşmektedir.

          Beslenme bu anlattığım yaşlanma sürecini arttıran iki olumsuz fizyolojik oluşumu önleyebilecek gizli şifreleri “akılcı planlandığında” içerebilmektedir. Araştırmalar çinko, selenyum gibi minerallerin, A, C ve E vitaminlerinin, likopen ve polifenoller gibi antioksidanların kesinlikle vücutta bu iki doğal olan hasarı önleyebildiklerini, dolayısıyla de yaşlanma sürecini oldukça yavaşlatılabileceği gerçeğinin mekanizmalarını bulmuşlardır.

          Antioksidan açısından vücuda yükleme yapmak sadece yaşlanma sürecini yavaşlatıp genç görünmemizi sağlamaz. Eğer akıllı bir besin seçimi ile en yüksek düzeyde farklı çeşitte antioksidanları vücudumuza alırsak başta kanser çeşitlerinden korunma ve kalbe giden damarların yapısının sağlam kalması ile kalbin sağlıklı kas yapısının korunmasına da olanak sağlanmış olunur.

          Bazı sebze ve meyveler (birazdan sizlerle paylaşacağım) düzenli olarak yenilirse zararlı oksidan köklerin yakalanarak vücuttan uzaklaştırılması, karaciğerde detoksifiye edici enzimlerin aktivasyonu bağışıklık sisteminin uyarılması ve hormon metabolizmasını dengeleyici etki ile sağlıklı yaşamın birer gizli silahları olarak hayatınızı koruyacaktır.   

  

 Lahanagiller: Lahana,  brüksel lahanası, brokoli ve karnabahar glukosinolat ve isothiosiyanatın en zengin kaynakları olup, son tıbbi araştırmalara göre kanser ve kalp hastalıklarına karşı koruyucu etkisi gösterilmiştir. Vücudun detoksifikasyon sistemini güçlendiren özelliği olan bu üç sebze tüketiminin kadınlarda estradiol 2-hidroksilasyon yani östrojen hormonunun miktarını önemli derecede yükselttiği belirlenmiş, bu bileşiğin meme kanseri riskini azaltabileceği bildirilmiştir. Lahananın hipoglisemik etkisini gösteren çalışmalar vardır, fakat mekanizması henüz bilinmemektedir. Günde buharda pişmiş 1 kase yemek yeterlidir.

 Zeytinyağı: Bileşiminde bulunan tyrosol, hydroxytyrosol, oleoeuropeine, caffeic ve cumaric asit ile diğer yağlardan ayrılır.  Zeytinyağı tekli doymamış yağ asitlerinden zengin olup, çoklu doymamış yağ asitlerini ise az miktarda içerir. Isıtıldığında diğer bütün bitkisel yağlardan daha az kanserojen madde oluşturur. Zeytinyağının LDL-kolesterolü düşürme,  antioksidan etkileri vardır. Günde toplam 5 yemek kaşığını geçmemek gerekir.

 Kuru Baklagiller: Mercimek, kuru fasulye, nohut ve kuru börülce B12 vitamini dışındaki B vitaminlerinden ve kalsiyum, çinko, magnezyum ve demirden zengin olup, bol miktarda fonksiyonel diyet lifi ve flavon içerirler. Kuru baklagillerin tümör oluşumu ve gelişimini engelleme, toplam kolesterol ve LDL-kolesterol ve kan yağları düzeylerini düşürme, kardiyovasküler ve divertikül (özel sindirim sistemi hastalığı) hastalıklar risklerini azaltma ve kan glikoz düzeyini düzenleme özellikleri vardır. Her gün 1 küçük tabak veya 1 çay bardağı haşlanmış olarak tüketmek gerekir.

Hindi Eti: Hindi eti; dana ve kuzu etinden daha düşük kalori (120-140kkal/100g), daha düşük yağ (2.8-7.1 g/100 g), daha düşük doymuş yağ (41.9-45.6 mg/100 g) içermektedir. Hindi etinin içerdiği proteinin çoğunluğu vücut proteine dönüşebilmektedir ve sindirilebilirliği %91-100’dür. Bu nedenle iyi kaliteli protein kaynağı olarak nitelendirilmektedir. Kalbi koruyup, zayıflamayı hızlandıran etkiye sahiptir. 100-150 g hindi etini düzenli olarak her gün yemek yaşlanmayı durdurucu etki sağlar.

Kereviz: Kerevize özel kokusunu veren fitalid adlı maddenin kandaki stres hormonlarını azalttığı, bu yolla damarların gevşemesine ve tansiyonun düşmesine yardımcı olduğu buna ek olarak kan kolesterolünün düşürmede de etkili olduğu bildirilmiştir. Unutmayın kerevizin saplarında daha fazla fitalid bulunmaktadır yemekleri hazırlarken köklerini ve saplarında daha fazla yararlanmakta fayda bulunmaktadır. Kerevizi serbest miktarda yiyebilirsiniz. Kerevizi çiğ formda yemek karaciğerde toksin atıcı enzimlerin kuvvetli çalışmasını sağlamaktadır.

Yeşil Çay: Yeşil çayda çok sağlıklı yağ asitleri, karbonhidratlar, proteinler, B, C, E vitaminleri ve birçok mineral bulunurken, beslenme açısından en dikkat çekici kısmı ise polifenol denilen bitkisel kimyasal grubunun flavonoid bileşikliklerinden kateşinleri içermesidir. Yeşil çayın başta koroner kalp hastalıkları, inme, kalp damar hastalıkları, hipertansiyon, mide ve kolekteral gibi çeşitli kanser türleri olmak üzere, artirit, antiviral ve antiinflamatuar hastalıklara karşı koruyucu ve kemik yoğunluğunu düzenleyici etkileri olduğunu gösteren birçok bilimsel araştırma bulunmaktadır. Güçlü detoksifikasyon enzim uyarıcı özelliği, hücre içi yağ asitlerinin yanmasını sağlayan fonksiyonel içecektir. Yeşil çayı günde 3-4 çay fincanı içmek limon dilimi ile içmek vücut için etkilidir.

 Kabak Çekirdeği: Günümüzde yapılan birçok araştırma erkeklerde prostat sağlığı üzerinde ve prostat kanserinin önlenmesinde çok olumlu etkileri olduğu bilinmektedir. Kabak çekirdeğinde bulunan yüksek miktardaki çinko ve antioksidan bileşimin kas güçsüzlüğünü önlediği, yaşlanmayı geciktirici etki sağladığı bildirilmektedir. Çinkonun bir diğer önemli özelliği de kemiklerdeki mineral yoğunluğunu desteklemektir. Yağlı olması nedeniyle besin değerini korumak için buzdolabında saklanması daha iyidir. Haftada 4 kere 1 çay bardağı kadar tüketilmelidir.  

 Adaçayı: Ada çayının sinir sistemi işlevlerinde etkili olduğu ve beyin fonksiyonlarını hızlandırdığı bilinmektedir. Taze yapraklarını demleyip çay olarak veya taze sıkılmış meyve sularını hazırlarken bir miktar ekleyerek tüm yararlı vücuda bileşenlerin alınmasını sağlayabilirsiniz. 

Yoğurt, ayran veya kefir: Tok tutan sağlıklı protein, kalsiyum ve gençleştiren yararlı bakterilerden zengin besinlerdir. Bu üçlü süte göre A, B1, B12, D, E, K vitaminleri ve magnezyum, kalsiyum, fosfor, flor ve selenyum mineralleri fermentasyonun etkisinden dolayı fazla içerir. Yoğurt, ayran ve kefirdeki laktoz oranı azaldığı için laktoza duyarlı kişiler kefiri rahatlıkla içebilirler. Yoğurt ve kefir beslenme literatüründe yaşlanma önleyici bir anahtar besin olarak tanımlanmaktadır. Ancak yoğurt, ayran ve kefirin sıcak yemeklerle tüketilmemesi gerekiyor. Çünkü yüksek sıcaklık, probiyotik bakterilerin ölümüne dolayısıyla bu mayaların sağlayacağı faydaların ortadan kalkmasına neden oluyor. Günde 2 su bardağını geçmemek gerekir.

 Nar: İçerdiği güçlü fenolik bileşikler nedeniyle, nar diğer meyvelere göre fonksiyonel özelliği açısından biraz daha öne çıkmaktadır. Nar, fenolik bileşiklerden antisiyanidin, siyanidin ve ellajik asit gibi antioksidan maddeleri içerdiği gibi, pektin denilen diyet lifi ile kandaki kötü huylu kolesterol olan LDL kolesterolünün düşmesine de yardımcı olur. Buna ek olarak, düzenli tüketildiğinde antimikrobiyal, antiinflamatuar, antiviral, antihipertansif, antikanser (özellikle meme ve prostat kanserine karşı koruyucu) ve beyin hücrelerinde oluşan hasarı önleyici etkileri de gözlenmektedir. Her gün 1 adet nar veya 1 su bardağı taze sıkılmış nar suyu içerek genç kalabilirsiniz.

 Ahududu: Ahududu, kanserli hücrelerin çoğalmasını engelleyen ellagik asit adı verilen antioksidanlar ve hastalıklara sebep olan mikroorganizmalarla savaşan, vücutta pamukçuk yapan Candida albicans gibi, bazı mantarların ve bakterilerin oluşumunu, engelleyen antosiyanidin bulunmaktadır. Ahududu, hafif derecede laksatif etki gösterdiği için hazımsızlık ve diyare için yararlıdır. Taze olarak her gün 1 çay bardağı tüketmek yeterlidir.”

Image

Okumaya devam et

Kraliyet Ailesinin Parfümü Creed Türkiye’de…

Image

Parfüm dünyasının köklü markaları arasında yer alan, İngiliz kraliyet ailesinin resmi parfümcüsü Creed, geçtiğimiz günlerde Beymen Zorlu Center’da katıldığım bir davette  satışa sunuldu. Elton John, Angelina Jolie, David Beckham gibi ünlülerin tercihi olan Creed, geniş bir yelpazeye sahip koleksiyonuyla hepimizin beğenisini topladı.

Parfüm kültürünü nesilden nesle aktaran, Paris merkezli en eski aile işletmelerinden biri olan The House of Creed, Avrupa’da birçok kraliyet ailesi tarafından tercih ediliyor. Ev sahibimiz, Creed parfümlerinin veliahtı Erwin Creed ‘in bize aktardığı kadarıyla, Şirketin başkanı  Oliver Creed, tüm dünyayı gezerek kaliteli esansları bulmak için uzun araştırmalar yapıyor ve uzun çalışmalar sonucu parfümler ortaya çıkıyormuş. En saf gül esanslarını Bulgaristan, Türkiye ve Fas’tan, yasemin ve zambakları Floransa’dan, sümbülteberini ise Hindistan’dan getirtiyormuş. Ben en çok meyve ve vanilya aromalı olanını beğendim, kesinlikle  tavsiye ederim..

Günümüzde modern endüstrinin kullanmadığı infüzyon tekniğinden yararlanan Creed, toplanan malzemelerle yüksek kalitede benzersiz kokular tasarlıyor. Bu özel teknikle vanilya, misk ve amber esanslarını da kendisi üretiyor. Bileşenler günümüzde halen, markanın kurucusu James Henry Creed tarafından bulunan geleneksel yöntemlerle elle karıştırılıp inceltilerek filtreleniyor. Elle üretimi devam ettirerek geleneksel tarzı koruyan; doğal maddeleri kullanarak niş parfüm kültürünü gelecek nesillere aktaran markanın çalışmalarını  yarınlara taşıma sorumluluğunu ise 7. nesli temsilen Oliver Creed’in oğlu Erwin Creed üstleniyor. Ve bu eşsiz parfümler Beymen Zorlu Center’da satışa sunuluyor.

Bu arada çok beğendiğim bir mağaza olan Beymen ile ilgili de bir kaç noktadan bahsetmek istiyorum;Türk moda ve lüks perakende sektörünün lider markalarından Beymen, Beymen Zorlu Center’daki 500 metrekarelik kozmetik departmanında, dünyaca ünlü markaların cilt bakımı, makyaj ve parfüm koleksiyonlarını müşterileriyle buluşturuyor. Şehrin cazibe noktası haline gelen mağaza, kozmetik departmanında her ay düzenlemeyi planladığı uygulamaları, güzellik tutkunlarının beğenisine sunuyor. Mutlaka görülmeli ..

BU SEZONUN EN HİT DAVETİ : DESA BY BEGÜM ŞEN

Begüm Şen
Deri giyim ve aksesuar modasında 40 yılı geride bırakan lüks giyim markası DESA, Begüm Şen ev sahipliğiyle 2013-2014 sonbahar-kış sezonu koleksiyonunu 3 Ekim Perşembe günü, Abdi İpekçi butiğinde görücüye çıkardı.

Aslı Şen, Beyza Aslan, Melisa Kanatlı, Yasemin Masis, Burcu Esmersoy,  Didem Antebi, Ebru Şallı, Etel Baler, Günsel Ülkü, Güzide Duran,  Gül Gölge Saygı  ve birçok ünlü isimin katılımlarıyla gerçekleşen organizasyonda tüm moda basını ve sosyal medya önderleri de hazır bulundu. Sitare Akdilek ve Işıl Reçber partiye Desa deri ceketleriyle katılırken, Burcu Esmersoy ve Ebru Şallı is markanın Türkiye’de henüz satışı olmayan ve seçkin Avrupa butiklerinde tüketiciye sunulan özel koleksiyon “DESA NINETEENSEVENTYTWO” çantalarıyla katıldılar.

Modayı yakından takip eden, stili, düzgün fiziği ve sempatik tavırlarıyla cemiyetin en önemli isimlerinden biri olan Begüm Şen, birçok lüks yabancı markanın elçisi olduktan sonra, Desa’yı tercih etmesinin sebeplerini ise şöyle anlattı:

“Biz modayı yakından takip eden kadınlar, dünyaca ünlü yabancı markaları, ürün kalitesi ve tasarımı sebebiyle tercih etmekteyiz ve gündelik hayatlarımızda severek kullanmaktayız. Ne yazık ki bazen, ülkemizdeki yerli markalar göz ardı ediliyor. DESA ise el işçiliğini üst sevilere taşımış ve dünyaca ünlü markalara deri ürünleri konusunda üretim yapan özel bir marka.

DESA’dan sezon ürünlerinin tanıtımı teklif geldiğinde, showroomlarındaki tüm ürünlerini inceledim ve çok beğendim. Dünya standartlarında bir kaliteyi yakaladığını düşündüğüm bu markanın tüm dünyada moda başkentlerinde adını yakında duyuracağını ümit ediyorum. Bir Türk markasını taşıyarak Desa’nın bu davetine ev sahipliği yapmak benim için de heyecan verici bir deneyim…”

Ve davetten benim seçtiğim şıklıkları ile ön plana çıkan isimler ve kıyafetleri.. 

,Yasemin Masis, Begüm Şen

Bu karede bence davetin en şık isimleri yer alıyor; Eşarbı ile Beyza Aslan, saçı , makyajı ve beyaz takımı  ile Yasemin Masis , Melisa Kanatlı ve şık Desa trençkotu ile Begüm Şen.
Aslı Şen

Aslı Şen’in kıyafetini çok beğendim, çok tarz bir seçim yapmıştı.

Ebru ŞallıEbru Şallı davete  Desa’nın özel üretim 1972 model çantası ile katıldı

Gül Gölge Saygı, Sinem AyanGül Gölge Saygı her zamanki gibi çok güzel ve zarifti.
İşil ReçberIşıl Reçber Desa ceketi ile modern bir çizgi sergiliyordu

Burcu Esmersoy, Nilgün Bodur, Mert AslanPartinin mimarı sevgili Nilgün Bodur muhteşem bir organizasyona imza attı.Enerjisi ve güleryüzüne hayranım 🙂 Bu karede, Burcu Esmersoy ve Mert Aslan ile birlikte.
Ethel Baler

Ethel Baler jean ile kombinlediği ceketi ile her zamanki gibi yine alkışı hak ediyordu.Ethel Baler bence Türkiye’nin en tarz giyinen isimlerinden..

Günsel ÜlküBenim kıyafetim yeni 2014 koleksiyonumdan ceket ve tek takımdan oluşuyordu

Gelinlik Seçerken nelere dikkat etmeli ?

EN “ÖZEL” GÜNÜNÜZDE EN “GÜZEL” OLUN….

Şüphesiz ki her kadın için hayatının en “özel” günlerinden biri düğün günüdür ve her kadın düğün gününde en “güzel” haliyle olmak ister. Bunu sağlayan en önemli faktörlerden ilki, tabii ki gelinlik seçimidir.
Düğün gününde en güzel halimizle, hem şık, hem de rahat olabilmemiz için gelinlik seçerken nelere dikkat etmeliyiz? Gelinlik modelinizi seçerken fiziğiniz, karakteriniz, düğün mekanı dikkate alınarak uygun tarzı belirlemelisiniz.
Kısa boylu iseniz;
Boyunuzu daha uzun göstermenizi sağlayan V yakalı ve V kesimli gelinlik modellerini tercih edebilirsiniz. Ayrıca gelinlik tepeden bir topuz modeliyle desteklenerek boy daha da uzun gösterilebilir.
Kısa boylulara robadan veya yüksek belli gelinlikler önerilen modeller arasındadır. Bacak boyunuzu uzun göstermek isterseniz yüksek belli ve belden evaze gelen modellere bakabilirsiniz. Belden evaze gelen iki parçalı gelinlikleri de tercih edebilirsiniz.
Genel olarak etek yerine üst bedeni öne çıkarmaya dikkat etmelisiniz. Bunun için etek uçlarında işleme, dantel veya çiçek bulunan modeller yerine etekleri sade, üst bedeni, dekoltesi işlemeli modelleri tercih edebilirsiniz.

Uzun boylu iseniz;
İnce ve uzun gelinler kat kat volanlı etekler, boydan bütün drapeli ve büstiyerli iki parçalı gelinlik tercih edebilirler. Ancak gelinlik modeli belirlerken damat adayı ile yan yana durduğunuzdaki fiziki görünüm uyumu da dikkate almalısınız.
Orta boylu ve düz hatlı iseniz;
Bu gelin adayları gelinlikte kabarık olmayan hafif kuyruklu evaze etekler, süslemeli motif seçimlerinde küçük ve uzunlamasına dizaynları seçmelidirler.

İri göğüslü iseniz;
Göğüsleriniz dolgun ise, straplez, açık, dekolte gelinliklerden kaçınmalısınız. Bunun yerine süsleme ve aksesuarlarla hafif kruvaze kesim verilerek göğüsteki belirgin görünümü bölebilirsiniz. V yaka kesimler de sizin için doğru tercihtir.

Küçük göğüslü iseniz;
Göğsü küçük olan gelinler balenli, göğüs cub’ı sütyen kesimli, göğüste hafif drape, göğüste hafif kabarık aksesuarlar ve büstiyerleri tercih edebilirler. Böylece göğüs daha dolgun ve orantılı gözükür.

Kilolu iseniz;
Kilosu olan gelin adayları gelinliği seçiminde kulptan açılımlı parçalı ve evaze etekli modelleri seçmelidirler. Belden kabarık gelinlik modellerinden kaçınmalı ve olabildiğince evaze hatları belli etmeyen hafif dökümlü kumaşlarla hatlar gizlenmelidir.

Gelinlik tarzınızı belirlerken mevsimi de göz önüne almak gereklidir. Mevsime göre uygun bir model seçmek çok önemlidir.
Bahar gelinleri; cıvıl cıvıl çiçekli, ince kumaşlar, uçuş uçuş tüller, hafif renkli süslemelerden oluşan modelleri seçebilir.
Yaz gelinleri; ince tüllü kumaşlardan, çiçek aksesuarlı, straplez dekolte gelinlikler tercih edebilir.
Sonbahar gelinleri ; seçim yaparken daha romantik soft bir hava veren modelleri seçmelidir.Dantel ve krem rengi ağırlıklı modeller doğru tercih olabilir.
Kış gelinleri; kumaş tercihleri saten, tafta olan biraz daha ışıltılı ve pırıltılı gelinlik tercih edebilir.
Gelinlik tercihi yaparken karakterimiz de çok önemli bir rol oynar. Böylece “bu benim tarzım” diyerek kendiniz olabilirsiniz. Bunu da gelinlikte kullanılan aksesuarlarla sağlayabilirsiniz.
Neşeli karakterliyseniz cıvıl cıvıl, uçuk renklerde çiçekler, aksesuarlar, kristaller size uyabilir.
Klasik bir tarzınız varsa dantel ağırlıklı gelinlik seçebilirsiniz.
Trendy giyinmeyi seviyorsanız aksesuar olarak gelinliklerinde ötriş, tüy, kelebek, değişik tasarımda tokalar ve asimetrik süslemeleri kendi tarzlarına uygun kullanabilirsiniz.
Sade bir tarzınız varsa Sade çizgileri olan gelinliklerde dikkat edilecek en önemli husus gelin başı ve aksesuarlarının çok şık ve tamamlayıcı olmasıdır. Çok düz tek parça hafif işlemeli bir gelinlik tercih ettiyseniz şık uzun bir duvak ve işlemesi ayni konseptte baş aksesuarını mutlaka beraber kullanmalısınız.

Son olarak törenin yapılacağı mekanda gelinlik tarzının belirlenmesinde çok taşır.

Dış mekanda ; Havuz başı, kır düğünü, bahçe düğünü gelinleri hafif soft gelinlikler, çiçekler uçuş uçuş etekler volanlar tercih edebilir.
İç mekanda ; Balo salonundaki otel düğünlerinde ışıklar ve gece loşluğunu göz önüne alarak daha ışıltılı daha belirgin çizgileri olan işlemeli dantelli gelinlikler düşünülebilir.

Gelinlik alırken mümkünse katalogdan model seçerek değil üzerinizde deneyip beğenerek karar vermenizde fayda vardır. Yakın çevreden etkilenmek yerine uzman kişiden fikir almak daha doğru tercih yapmanızı sağlar.

Gelin adaylarına en önemli tavsiyemiz; Hangi gelinlik modelini seçerseniz seçin mutlaka ve mutlaka gelinliğinizi sevmelisiniz bu benim gelinliğim, bu benim tarzım demelisiniz.
O zaman düğün gününüzde en mutlu en kendinden emin en güzel gelin siz olursunuz.

Ünlü Tasarımcı Günsel Ülkü yeni sezonu özel bir davet ile açtı ..

Başarılı İşkadını Günsel Ülkü, İlaç sektöründe uzun yıllar Genel Müdür olarak kariyer yaptıktan sonra kendi şirketini kurarak hobisi modaya yönelmişti. Markası ”L’Atelier d’Existence” ile moda dünyasında kısa sürede adını duyuran Ülkü, Paris’te katıldığı Moda haftalarıyla yurtdışında da adından söz ettirerek ,başta İtalya olmak üzere yurtdışında bir çok ülkede ürünlerinin satışına başlamıştı.

Yaptığı defilelerde koleksiyonları övgü toplayan Günsel Ülkü, yeni sezonu Nişantaşı’nda kendi showroomunda verdiği özel bir davetle açtı.Cemiyet ve sanat dünyasının önde gelen işimleri katıldığı davette konuklar yeni koleksiyonu çok beğenerek ünlü modacıyı tebrik ettiler ve bol bol alışveriş yaparak yeni sezona hazırlık yaptılar. Günsel Ülkü koleksiyonları Türkiye’de Nişantaşı showroom haricinde http://www.gunselulku.com online alışveriş sitesinde de satışa sunuluyor. Ayrıca İtalya başta olmak üzere Avrupa Ülkeleri ve Ortadoğu’da birçok noktada satılıyor.